Kan Sulandırıcı

Kanı Sulandıran Besinler

Kanı SulandIRICI BESİNLER

“Kanı sulandıran besinler” ifadesini sık sık duyuyoruz. Ancak aslında besinler, kan sulandırıcı ilaçlar gibi doğrudan kanı sulandırmaz. Bazı besinlerin içerisinde bulunan omega-3 yağ asitleri, polifenoller ve çeşitli bitkisel bileşenler, kanın pıhtılaşmasında görev alan trombositlerin çalışma şeklini etkileyebilir.

Bu nedenle bazı besinler halk arasında “kanı sulandıran” veya “pıhtılaşmayı azaltan” besinler olarak bilinir. Ancak bu besinlerin etkisi kişiden kişiye değişebilir ve hiçbir besin doktorunuzun verdiği kan sulandırıcı ilacın yerine geçmez.

Sarımsak

Sarımsak, kanın pıhtılaşması konusunda en çok araştırılan besinlerden biridir. İçerisindeki bazı doğal bileşenlerin, kan pulcuklarının yani trombositlerin birbirine yapışmasını azaltabileceği düşünülmektedir. 2022 yılında yapılan bir sistematik derlemede sarımsakla ilgili 12 farklı çalışma incelenmiş ve bazı çalışmalarda trombositlerin birbirine yapışmasında azalma görülmüştür. Ancak araştırmacılar mevcut çalışmaların kesin bir sonuç vermek için yeterli olmadığını belirtmiştir.

Bu nedenle sarımsağı yemeklerde kullanmak sağlıklı bir tercih olabilir; ancak “kanımı sulandırsın” amacıyla fazla miktarda sarımsak veya sarımsak takviyesi kullanmak doğru değildir.

Zencefil

Zencefil de pıhtılaşma ve trombositler üzerindeki olası etkileri nedeniyle araştırılan besinlerden biridir. Bazı çalışmalarda zencefil tüketiminin trombositlerin birbirine yapışmasını azaltabileceği görülürken, bazı çalışmalarda herhangi bir etki bulunmamıştır. Bu nedenle zencefil için şu anda kesin olarak kan sulandırır demek mümkün değildir. Çayınıza veya yemeklerinize ölçülü miktarda zencefil ekleyebilirsiniz. Ancak özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız yüksek doz zencefil takviyelerini doktorunuza danışmadan kullanmayınız.

Yağlı Balıklar

Somon, sardalya, uskumru ve hamsi gibi yağlı balıklar omega-3 yağ asitleri açısından zengindir. Omega-3 yağ asitlerinin kalp ve damar sağlığı üzerinde olumlu etkileri olduğu bilinmektedir. Ayrıca kan pulcuklarının çalışma şekli üzerinde de etkileri araştırılmıştır. Burada önemli olan nokta şudur:

Balık tüketmek ile yüksek doz balık yağı takviyesi kullanmak aynı şey değildir. Düzenli olarak balık tüketmek sağlıklı bir beslenme düzeninin önemli bir parçasıdır. Ancak yüksek doz omega-3 takviyeleri özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerde doktor önerisi olmadan kullanılmamalıdır.

Zerdeçal

Zerdeçalın içerisinde bulunan kurkumin adlı bileşen, iltihaplanma ve damar sağlığı başta olmak üzere birçok konuda araştırılmıştır.Bazı araştırmalar kurkuminin trombositlerin aktivitesini etkileyebileceğini göstermektedir. Ancak bu çalışmaların önemli bir kısmı yüksek doz kurkumin veya özel ekstrelerle yapılmıştır. Bu nedenle yemeklere baharat olarak eklenen zerdeçal ile yüksek doz zerdeçal/kurkumin takviyelerini aynı şekilde değerlendirmemek gerekir. Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin yüksek doz kurkumin takviyesi kullanmadan önce doktoruna danışması önemlidir.

Soğan

Soğan da sarımsak gibi kükürtlü bileşenler içerir ve trombositler üzerindeki olası etkileri araştırılmıştır.Soğanı salatalarda, yemeklerde veya farklı tariflerde düzenli olarak kullanabilirsiniz. Ancak soğanı “kan sulandırıcı” olarak görüp fazla miktarda tüketmeye gerek yoktur. Amaç tek bir besine yüklenmek değil, çeşitli besinlerden yararlanmaktır.

Domates

Domates, likopen başta olmak üzere çeşitli antioksidan bileşikler içerir. Domatesin damar sağlığı ve trombosit fonksiyonları üzerindeki etkileri de araştırılmıştır. Domatesi salatalarda, yemeklerde veya kahvaltıda tüketmek sağlıklı bir beslenme düzenine katkı sağlayabilir. Ancak domatesin doğrudan bir kan sulandırıcı ilaç gibi düşünülmemesi gerekir.

Kivi

Kivi, C vitamini ve çeşitli bitkisel bileşikler açısından zengin bir meyvedir. Bazı insan çalışmalarında kivinin trombositlerin çalışma şekli üzerindeki etkileri araştırılmış ve olası olumlu etkiler bildirilmiştir. Ancak mevcut çalışmalar kiviyi “kan sulandırıcı” olarak tanımlamak için yeterli değildir. Kiviyi günlük beslenmenizde meyve seçeneği olarak değerlendirebilirsiniz.

Üzüm ve Mor Meyveler

Üzüm, özellikle koyu renkli üzüm; polifenoller ve resveratrol gibi bitkisel bileşikler içerir. Benzer şekilde yaban mersini, böğürtlen, ahududu ve çilek gibi meyveler de antioksidan ve polifenol açısından zengindir. Bu bileşiklerin damar sağlığı ve trombositlerin çalışma şekli üzerinde etkileri araştırılmaktadır. Bu nedenle günlük beslenmede farklı renklerde sebze ve meyvelere yer vermek kalp-damar sağlığı açısından iyi bir alışkanlıktır.

Kakao ve Bitter Çikolata

Kakao, flavanol adı verilen bitkisel bileşikler açısından zengindir. Kakao ve flavanollerin trombositler üzerindeki etkileri insan çalışmalarında da araştırılmıştır. Ancak burada bitter çikolatanın tamamının aynı olmadığını unutmamak gerekir. Kakao oranı yüksek, ilave şeker miktarı daha düşük bitter çikolatalar küçük porsiyonlarda tercih edilebilir. Bitter çikolatayı “kan sulandırıcı” olduğu için sınırsız tüketmek doğru değildir.

Zeytinyağı

Zeytinyağı, Akdeniz tipi beslenmenin temel besinlerinden biridir. Özellikle kaliteli sızma zeytinyağında bulunan bazı fenolik bileşenlerin damar ve trombosit fonksiyonları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Zeytinyağını salatalarda ve yemeklerde uygun miktarlarda kullanmak, kalp-damar sağlığını destekleyen dengeli bir beslenme düzeninin parçası olabilir.

Keten Tohumu

Keten tohumu, bitkisel omega-3 yağ asidi olan ALA ve lignanlar açısından zengindir. Bazı araştırmalarda keten tohumunun trombosit fonksiyonları üzerindeki olası etkileri incelenmiştir. Ancak bu konuda da çalışmalar sınırlıdır. Keten tohumunu yoğurda, salataya veya yulaf gibi besinlere uygun miktarlarda ekleyebilirsiniz.

Yeşil Çay

Yeşil çay, kateşin adı verilen antioksidan bileşikler içerir. Bu bileşiklerin damar ve trombosit fonksiyonları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ancak özellikle warfarin gibi bazı kan sulandırıcı ilaçları kullanan kişilerde yeşil çay ile ilaç arasında etkileşim görülebilir. Bu nedenle kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız yeşil çayı çok yüksek miktarlarda tüketmek veya yeşil çay ekstresi içeren takviyeler kullanmak yerine doktorunuza danışmanız daha doğru olacaktır.

Kanı Sulandırmak İçin Hangi Besinleri Tüketmeliyiz?

Aslında amaç “kanı sulandırmak” için tek tek besinlere yönelmek olmamalıdır. Kalp ve damar sağlığını desteklemek için genel olarak:

  • Haftada düzenli olarak balık tüketmeye,
  • Yemeklerde zeytinyağı kullanmaya,
  • Sarımsak ve soğana beslenmede yer vermeye,
  • Domates ve diğer renkli sebzeleri tüketmeye,
  • Çilek, böğürtlen, yaban mersini gibi meyveleri beslenmeye eklemeye,
  • Kurubaklagil, kuruyemiş ve tohumları dengeli şekilde tüketmeye,
  • Kakao oranı yüksek bitter çikolatayı küçük porsiyonlarda tercih etmeye,
  • Farklı meyveleri çeşitlendirerek tüketmeye

özen gösterebilirsiniz. Buradaki temel amaç, tek bir kan sulandırıcı besin tüketmek değil, damar sağlığını destekleyen dengeli ve çeşitli bir beslenme düzeni oluşturmaktır.

Kan Sulandırıcı İlaç Kullananlar Dikkat

Eğer kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız beslenmenizde veya takviye kullanımınızda değişiklik yapmadan önce doktorunuza danışmanız önemlidir. Özellikle sarımsak, zencefil, zerdeçal, omega-3 takviyeleri, yeşil çay ve bazı bitkisel ürünlerin kan sulandırıcı ilaçlarla etkileşme ihtimali bulunmaktadır. Burada önemli olan bu besinleri tamamen hayatınızdan çıkarmak değildir. Özellikle günlük yemeklerde kullanılan normal miktarlar ile yüksek doz takviyeler veya konsantre bitkisel ekstreler birbirinden farklı değerlendirilmelidir. Ayrıca kan sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız doktorunuzun önerdiği ilacı bırakıp yerine herhangi bir besini veya bitkisel ürünü kullanmayın.

Sonuç

Sarımsak, zencefil, zerdeçal, yağlı balıklar, zeytinyağı, soğan, domates, kivi, üzüm, kırmızı-mor meyveler, kakao ve keten tohumu gibi birçok besinin kanın pıhtılaşmasında görev alan trombositler üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Ancak bu besinlerin hiçbiri kan sulandırıcı ilaçların alternatifi değildir.

Sağlıklı bireyler için en doğru yaklaşım; tek bir besine odaklanmak yerine sebze, meyve, balık, zeytinyağı, tam tahıllar, kurubaklagiller, kuruyemişler ve tohumlardan zengin dengeli bir beslenme düzenini sürdürmektir. Özellikle kan sulandırıcı ilaç kullanan kişilerin ise yüksek doz bitkisel ürün veya takviye kullanmadan önce mutlaka sağlık profesyoneline danışması gerekir.

İzmit Diyetisyen olarak hedef kilonuza ulaşmanıza yardımcı oluyoruz. İzmit için yüz yüze ve tüm dünyadan online beslenme danışmanlığı ile ilgili daha fazla bilgi almak için hemen bizimle iletişime geçin.

Paylaş: